Mimar ve illüstratör Diego Inzunza 20.yüzyılın ünlü 20 mimari eserini içeren “Mimari Klasikler” isimli yeni bir seri yarattı.

Mimarlıkta aksonometrik görünüş ismi verilen bu biçim, yapının birden fazla cephesinin aynı anda gözükmesine olanak sağlıyor ve ölçeğe dair perspektifin dışında bir algı yaratabiliyor. Archdaily tarafından Diego Inzunza ile seri hakkında bir röportaj gerçekleştirildi. Bu röportajda bu yaratıcı sürece dair detayları bulabileceksiniz:

 

Neden aksonometrik görünüşü seçtiniz?

DI: Aksonometrik görünüş, teknik çizim ile görsel arasında bir köprü oluşturduğu için oldukça değerli bir araçtır. Aynı zamanda başkaları tarafından çizimlerin anlaşılabilmesini kolaylaştırabilmektedir. Geometrik kurallar çerçevesinde, kesin kurallara göre oluşturulmuş bu çizimler planın okunmasını kolaylaştırabilir ve aynı zamanda da ölçek ve oran hakkında oldukça iyi sonuçlar verebilir.

Hangi grafik ürünler şu anda sizi etkiliyor?

DI: Şu anda genel olarak İspanyol illüstratör Cinta Cidal işlerimi yaparken ilham aldığım bir kaynak. Kendisi M.C. Escher’in yüzyıllar önce çalışmasını yaptığı iki nokta perspektif çizimler ile konutların, günlük objelerin ve insanların olanaksız geometriler içerisinde yorumlamasını yapıyor.

Bir başka etkilendiğim isim Josh Keyes ise hayvanlar aleminin, insanların dünyaya bıraktığı ekolojik ayakizi ile bağına değinen ürünler üretmekte.

Çalışma aşamalarınızı nasıl tariflersiniz?

DI: Tasarım sürecim genellikle farklı kitaplardan ve internet üzerinden araştırma yaparak başlıyor. Daha sonra yapacağım işlere dair önemli noktaları ve belirli sınırlayıcıları listeliyorum. Örneğin; bu çalışma için önemli noktalar, bu izometrik görünüşler ve analog renk seçimleri oldu. Her ürünü geometrik oranlar eşliğinde eskiz olarak çizmemin ardından mürekkep ve profesyonel illüstrasyon kalemleri ile sonlandırdım. Son olarak ise taratıp bilgisayarda kırpma işlemlerini yaptım.

El ile çizim yapmanın nasıl bir avantajı olduğunu düşünüyorsunuz?

DI: El çizimi, pratik ve etkili bir yöntem. Genel olarak gözlerimizin önündekinin yanısıra düşüncelerimizdekileri de kağıda yansıtabilmemizi sağlıyor. Kurşun kalem, tükenmez kalem, tebeşir ve dal gibi materyaller, algıladığımız her şeyi olduğu gibi somuta dökebilmemizi sağlayan araçlar.

Dijital araçlar oldukça etkileyici ve geçmişte ulaşamayacağız sanatsal ürünlere ulaşabilmemizi sağlıyorlar.  Ancak ben, hala kağıdın ve basit kalem darbelerinin insan aklındakileri kağıda yansıtmadaki başarısını, dijital araçların gösteremediklerine inanıyorum.

Kaynak: Archdaily

 

Facebook Comments