Cinsel saldırıya maruz kaldıktan sonra intihar süsü verilerek öldürülen Şule Çet’in otopsi raporuyla intihar etmediği, tecavüze uğradıktan sonra plazanın 20. katından atıldığı ortaya çıktı.

Ankara Gazi Üniversitesi Sanat Tasarım Fakültesi Tekstil Tasarımı 2. sınıf öğrencisi Şule Çet, yanında çalıştığı Çağatay A. ile 28 Mayıs tarihinde buluştuğu Çağatay A.’ya ait Çankaya ilçesindeki bir plazanın 20. katındaki ofisten gece saat 04.00’da düşerek ölmüştü. İntihar olduğu iddia edilen ölümün seyri Adli Tıp Kurumu’ndan gelen raporla değişti.

Facebook’ta paylaşılan alıntı yazı Şule’nin durumunu hiç bilmeyenler için oldukça açıklayıcı. Lütfen okuyun…

“Hocam merhaba. Yardımınıza ihtiyacım var. Çünkü bir şeyler değişirse sizin sayenizde olacak, biliyorum.
Konuyu hiç bilmeyenler için en baştan alıyorum.
Şule Çet, 23 yaşında Gazi Üniversitesi Sanat Tasarım Fakültesi Tekstil Tasarımı bölümü 2. sınıf öğrencisi. Bir yandan okuyup bir yandan çalışırken, yarı zamanlı çalıştığı yerden kovuluyor. Bunun üzerine çalıştığı yerin ortaklarından olan Çağatay Aksu isimli şahıs Şule’yi ‘gel abicim hallederiz benim yanımda çalışırsın’ diye görüşmeye çağırıyor. 28 mayıs akşamı Şule, Çağatay Aksu ve onlara katılan 3 kişi ile önce bir restoranda yemek yiyorlar, sonrasında Şule’nin doğum günü olan 29 mayısa bağlanan gece 23:54’te Çağatay Aksu ve B.Y. ile birlikte Yelken plazanın 20’nci katındaki ofise geçiyorlar. O gece saat 01:48te Şule ofisten çıkıp ev arkadaşını ”Beni acil bir şey varmış gibi eve çağır” diye arıyor. Sonrasında saat 02:00da Şule’nin attığı ”Buradan çıkamıyorum, adam bana takmış. Bırakmıyor” mesajı var. Saat 04:00 sularında Şule 20. kattan aşağıya düşüp ölüyor. Olay intihar olarak geçiyor.
Ankara Cumhuriyet Savcılığı, olaydan sonra kayıplara karışan, 4 Haziran gecesi gözaltına alınan Çağatay Aksu ve B.Y., adli kontrol şartıyla serbest bırakıyor. Haftada bir imza atmaya gidiyorlar ve yurtdışına çıkmaları yasak. Çağatay Aksu, ifadesinde Çet’in camdan atlayarak intihar ettiğini belirterek, “Kendisine engel olmaya çalıştım, atlarken tutmaya çalıştım ama başaramadım. Atlamasın diye tutuğum sırada parmaklarımda sıyrıklar oluştu. Abi kardeş ilişkimiz vardı. ‘Yaşamak istemiyorum’ diyerek atladı” dedi. Çet’in öldüğü sırada plazadaki ofiste Çağatay Aksu’nun beraberinde olan B.Y. ise ifadesinde başka odada olduğunu, neler yaşandığını bilmediğini söylüyor. Sağlık raporlarında Çağatay Aksu’nun parmağındaki yarayla ilgili olaydan 3 gün önce operasyon geçirdiğini beyan ettiği bilgisi var. 
Şule 20’nci kattan kafa üstü yere çakılmış. İntihar olsa kişi kendini attığında savrulma yaşar. Burada kafa üstü düşmesi, fırlatma veya ayağından tutup atma etkisini gösteriyor. Çağatay Aksu ve beraberindeki B.Y.’nin Şule’nin düşmesiyle ilgili 155e ya da 112ye hiçbir aramada bulunmadıkları hatta plazadan çıkmaya çalışırlarken o sırada plazanın güvenliğini sağlayan görevlilere, Şule’nin düşmesiyle çıkan gürültüyü “Trafo mu patladı? Ne oldu böyle?” diyerek, yanılttıkları belirleniyor. Bir de Çağatay Aksu’nun yanında çalışan ve üç hafta önce işten ayrılan başka bir kadının da kendisinin de taciz edildiğini öne sürdüğü bilgisi mevcut.
4 Temmuz tarihinde sonuçlanan ancak içeriğine yeni ulaşılan otopsi raporuna göre Şule ters ilişkiye zorlanmış, anal bölgesinde yırtılmalar ve bağırsak dokusunda bozulmalar mevcut. Vücudunda darp izleri, kanında uyku getirici madde, tırnaklarının arasında ise Çağatay Aksu’nun deri kalıntıları var. 
Bugün Şule’nin ailesinin avukatı olan Umur Yıldırım ile görüştüm. Kendisinin, dosyanın ilerleme süreci ile ilgili anlattıklarını aynen aktarıyorum.
Savcılık olaydan sonra inceleme amaçlı Şule’nin telefonunu ve bilgisayarını alıyor, 1 hafta sonra içinde delil olmadığı gerekçesi ile geri veriyor. Ailenin durumu kötü, davanın ilerlemesi için paraya ihtiyaçları var ve Şule’nin telefonunu ve bilgisayarını satmayı düşünüyorlar. O sırada fark ediliyor ki hiçbirine hiçbir incelemede bulunulmamış. Öyle ki Şule’nin telefonu açılmıyor dahi. Avukat, cihazları kendi imkanları ile incelettiğinde içlerindeki delillere ulaşıyor ve savcılığa tekrar teslim ediyor. Bir de savcı otopsi raporunun hemen ardından izin alıyor ve şu an kendisi görevde değil. Pazartesi günü görev başı yapıp, başsavcı ile görüşmede bulunacağı bekleniyor. 
Yardım kısmı şu, bu pislik, kanı, aklı, cinsi, soyu, sopu bozuk mahlukatların parası var. Yine, genç bir kadının acısı ve canı bu parayla örtülmek isteniyor. Avukat, daha önce basın organlarına ulaşmaya çalıştığını, geri dönüş alamadığını ve elinden geleni yapmasına rağmen süreç boyunca bir arpa boyu yol katedemediğinin üzüntüsünü yaşadığını söyledi. Olayı sosyal medya üzerinden ulaşabildiğiniz her yere yayarak kamu baskısı yaratabilirsiniz. Bu yazıyı ekşisözlükte ‘Şule Çet Cinayeti’ başlığı altında ve sizden ricam başlığı gündemde tutmak için yazar arkadaşlarımızın yardım etmesi. Ayrca Twitter’da #intihardegilcinayet #SuleCet hashtaglerini kullanarak olayı yaymanız. Bunun dışında yapacağınız herhangi bir platformdaki paylaşım da işe yarayacak. Kadın cinayetleri ile ilgili yazılar yazan her gazeteciye de ayrıca mail atıyorum.
Avukat Umur Bey’e fiziken yapabileceğimiz bir şey var mı diye sorduğumda, salı günü adliye önünde basın açıklaması yapmak istediklerini, bunun kesinleşmesi durumunda ise bize ihtiyaç olduğunu söyledi.
Lütfen arkadaşlar, Şule’nin yerine kendinizi, kardeşinizi, sevgilinizi koymanıza gerek yok. Sadece insan olmak dahi 23 yaşında tecavüze uğrayıp katledilen bi kadının utancını taşımaya yeter. Yardım edin.”

 

Otopsi raporunda Çet’in ölümünden önce ters ilişkiye zorlandığına dair bulgular yer aldı. Ayrıca Çet’in 9 parmağının tırnak altında bir erkeğe ait dokular (deri kalıntısı) ve DNA bulguları tespit edildi. Çet’in kanında “Uyumayı tetikleyen uyarıcı madde” ile vücudunda boğuşma izlerine de rastlandı. Erkeğe ait doku örnekleri ve DNA bulgularının ise Çağatay A.’ya ait olduğu belirlendi. Çet’in düştüğü ofisteki 25 ayrı noktada da parmak izi çalışması yapıldı. Çet’in düştüğü pencerenin çevresinde ise genç kadına ait parmak izi tespit edilemedi.

Katil Serbest

Çağatay A. ise Şule Çet’in ölümünde bir numaralı şüpheli olarak 2 kez gözaltına alındı ve her ikisinde de adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. 

Genç Kadın için Adalet Çağrısı

Siz de twitter ve diğer sosyal medya mecralarında  #ŞuleÇetİçinAdalet etiketiyle paylaşımda bulunun ve lütfen Şule’nin sesi olun. 

Kadın Meclisleri’nin duyurduğu eylemler için tıkla…

Facebook Comments